Yaz Evleri İçin Vazgeçilmez 3 Stil

YAZ EVLERİ İÇİN VAZGEÇİLMEZ 3 STİL

Efil efil deniz esintisini karşılayan hafif perdeler, incecik keten kumaşlar, doğayı evimize getiren natürel dokular, kırların özgürlüğünü hatırlatan hasır sepetler, marin çizgileri ve çiçekler… İşte, yaz evlerinde stil önerileri denilince aklımıza gelenler! Her birini kendi tarzına uyarlayıp, sezonu başlatmaya hazırsan, İç Mimarımız Burcu Burkay’ın önerilerine mutlaka kulak ver.

1 Doğanın İçinde

Yazlık evlerin mimari avantajları; gün ışığı alan büyük pencereler, bahçeyle hemzemin salonlar, havuza bakan, yüksek ağaçlara dokunan büyük balkonlar. Dışarıya açılan ve doğayı kucaklayan yazlıklarda, natürel materyaller kullanarak evini kocaman bir bahçeye dönüştürebilirsin. Bambu koltuk takımı, hasır sehpa ve büyük bir ham ahşap masayla ana öğeleri tamamlamak mümkün. Detaylar için önerimiz el yapımı seramikler. Canlı bitkilerini yerleştireceğin renkli seramik vazolar ve duvar tabakları yaz evlerinin en güzel klişesi. Doğanın peşinden giderken tamamen kırsal bir hava istemiyorsan mermer dekoratiflere başvur: Hem gösterişli hem natürel dokusuyla şık bir detay! Mermerin yanında cam eşyalar da kullanabilirsin. Işığı yansıtan cam, evinize doğan güneşin çoğalmasına yardımcı olacak. 

2 Country Şıklık

Yaz evlerinde romantik, ferah ve şık! Country stil, Alaçatı evlerinin, Bozcada butik otellerinin, Cunda’daki Rum mimarisinin olmazsa olmazı. Yumuşak oturumlu, sırt minderli P kol bir koltuk hayal et. Ayaklarına uzanan etekli döşemesi ve doğal keten dokusuyla tatil anılarında mutlaka yeri olmalı. Peki duygusu? Kesinlikle serin, hafif ve huzurlu! Country stilde nokta vuruşu olacak diğer detaylar; federal ayaklı beyaz ya da ceviz masalar, pastel tonlarda çiçekli, çizgili kırlentler, kumaş şapkalı abajur ve kıvrımlı beyaz çerçeveler…

3 Minimal Duruş

Minimalizmin önlenemez yükselişi sadece şehir değil, sahil ve kır evlerini de ele geçiriyor. Ne de olsa şehirden kaçmamızın amacı zihni boşaltmak, ruhu tazelemek değil mi? O halde, boşluğu da özenle yerleştirilmesi gereken bir obje gibi düşünmek, bol espaslı, sakin ve huzurlu bir mekan yaratmak harika bir fikir. İhtiyacımız olan, dokusuz, düz ahşap mobilyalar, serin bir duygu yaratan metal detaylar, desensiz aksesuar, incecik bir kilim ve sadece yapraklı bitkiler. İşte harika bir detoks evi, yoga alanı, terapi yuvası! Tam da ihtiyacımız olduğu gibi…  

Dekorasyonun Temeli: 90-60-30 Kuralı

Dekorasyonun Temeli: 90-60-30 Kuralı

Renklerle aran nasıl? Eğer binbir çeşit duvar boyası arasında kayboluyor, kumaş kartelasına bakarken işin içinden çıkamıyorsan sana çok basit bir kuraldan bahsedeceğiz. 60-30-10 oranı!

Sadece dekorasyonun değil; estetik görünen her şeyin temelinde bu denge var.  Mükemmel fotoğraf kadrajlarında, tarihe geçen edebi eserlerde, ünlü resimler, heykeller ve hatta çiçek aranjmanlarında bile… Klasik güzellik anlayışında; objenin alanda kapladığı yer, renk dağılımı ve materyal dengesi üçe bir kuralıyla şekilleniyor. İşte buradan yola çıkarak, dekorasyonun en önemli aşaması olan renk seçimlerinde hızlıca karar verebilirsin.

İlk olarak evin %60’ı için rengini seçmelisin! Genel atmosferin nasıl bir duygu yaratmasını istiyorsun? Rahat ve huzurlu pastel, natürel tonlar mı? Ferahlık veren beyaz ve bej mi? İddialı koyu gri, kırmızı ya da mor mu? Yoksa dinamik ve sıcak renkler mi? Seçtiğiniz ilk renk geniş alanlarda yer alacak, duvar boyası, zemin, halı ve büyük mobilyalar gibi…

İkinci adımda %30’luk rengin var. Unutma, bu seçim %60’ta yer alan rengini destekleyebilir ya da yeni bir karakter yaratabilir. Kullanacağın alanlar; koltuk, masa, sehpa gibi evin en baskın noktaları. Yumuşak geçişler seviyorsan, ton-sür-ton seçimler yapabilirsin. Ya da kontrast tonlarla zıtlık yaratabilirsin.

Ve sıra geldi, pastanın kremasına! %10’luk kısma kırlent, dekoratif obje gibi aksesuarlar da giriyor, pencere pervazı, masa ayağı, lambanın şapkası gibi ayrıntılar da…  Üçüncü renk seçimini, atmosfere biraz ışık, parıltı eklemek gibi düşünebilirsin. Küçük bir ipucu istersen; ilk iki renk birbirinin tonuysa burada daha koyu dokunuşlar olmalı; ama %30’luk kısımda vurucu bir kontrast oluşturduysan bırak detaylar sakin kalsın.

Şimdi senin için seçtiğimiz örnekleri incele ve kendi renk paletini yarat!

%60 açık gri, %30 toz pembe, %10 kırık beyaz
%60 kavun içi, %30 kahverengi, %10 bej / %60 petrol yeşili, %30 hardal, %10 beyaz
%60 gri ve tonları, %30 beyaz, %10 natürel meşe

10 Adımda Orta Sehpa Dekorasyonu

10 Adımda Orta Sehpa Dekorasyonu

1- İlk olarak orta sehpanın ebatı ve materyaline karar vermelisin. Sehpanın uzunluğu, en fazla arkasındaki koltuğun üçte ikisi kadar olmalı. Son zamanlarda yükselişe geçen modern tasarımlı mermerler şıklığın altını çizmek için ideal. Daha sıcak ve samimi bir ortam istersen ahşap sehpaları tercih edebilirsin. Akçaağaç, meşe ya da ceviz, koltuğun ayaklarına ve diğer mobilyalara göre belirlemelisin.

2- Dekoratif seçiminde, birkaç objeyi bir araya getireceğini düşünerek düz, yalın hatlar ve oval çizgiler kullanabilirsin. Girintili çıkıntılı formlara ve detaylı objelere daha az yer vermelisin.

3- Modern dekoratiflerde gri, siyah, beyaz, taş rengi, kum beji gibi natürel tonlar öne çıkıyor. Işığı yansıtan şık seçimler için altın sarısı ve gümüş tonları ideal. Sonbaharın vazgeçilmezi ise kızıl, turuncu ve sarılar.

4- Desen kullanımında, çiçekler, kuşlar romantik figürler az ve öz olmalı. Çizgileri ve grafikleri karıştırmaktan korkma, farklı desenleri bir araya getirmek sezonun en havalı hareketi.

5- Bitkisiz olmaz! Sehpa üzerindeki canlılık ve doğallık evin tüm enerjisini değiştirir! Küçük saksı içinde yeşil yapraklı bitki, sukulent ya da kaktüs kullanabilirsin. Daha romantik bir tablo için mevsim çiçeklerini şeffaf vazoya yerleştirmek harika fikir. Mesela; günebakanlar! Küçük balkabaklarıyla birlikte mükemmel görünüyorlar. Sık değişim yapamıyorsan bir ipucu; su dolu vazo içinde devetabanı gibi büyük yapraklı dallar yaklaşık bir ay diri kalıyor. Ayrıca canlı çiçekler yerine kuru dal, bambu, buğday başakları, pamuklar da revaçta.

6- ‘Centerpiece’ denilen tepsi ve sepetlerin içine mini kombinler yaparken de seçici olmak gerek. İlk olarak küçük birkaç kitap sığdırmayı deneyebilirsin. Kitapların üzerine karakterini yansıtan kişisel bir obje yerleştir. Soyut ya da doğayı betimleyen bir figür olabilir. Biri uzun, diğeri kısa iki mumu yan yana koy. Daha yüksek olması için modern şamdanlar deneyebilirsin. Saksı ya da vazoyu da yerleştirince esas öğeler tamam! Eğer kitapları ya da vazoyu tepsi dışında kullanırsan, farklı duyulara hitap edecek birkaç öğeye daha şans tanıyabilirsin. Şık bir şişede karakterli esansların karışımı, kozalak ya da kuru dal detayları romantik duyguları uyandırır. Ama şüphesiz herkesi mutlu edecek parça; çikolata dolu bir kase olacaktır.

7- Kombin yaparken asimetrik düzenlemeler dene. Objeleri sehpanın tam ortasına koymak yerine üçe-iki oranına göre yerleştir.

8- Mis gibi dekorasyon için limon, portakal ve yeşil elmaları göz önüne almaya ne dersin? Sehpa üzerindeki objelerden sıkıldığında ya da ferahlığı aradığında büyük bir sepet, ahşap kutu ya da geniş cam vazo içine en sevdiklerini yerleştir. Sonuçta mevsim turunçgillerin!

9- Sehpanın üzerinde anı yaşatmaya devam et! Nasıl mı? Lezzetli kurabiyeler, yarım kalmış bir kahve ve o ayın dergilerinden birkaçıyla.

10- Ve son kural; her an göz önünde duran, evin odağına aldığın her parçayı çok sev!